Cuma, Mayıs 15, 2009

..

müsait bir yerde inmekten fazlası olmalıydı ayrılık
zira aşk şüphesiz çoğu şeyin fazlasıydı
yalanı bile değerliydi,
inkarı ise en büyük yalandı.

açılan yaralardan ve bitmez bir yokluktan fazlası olmalıydı yalnızlık
çok zamansız, çok hesapsız
her yerde bulunabilirdi kendinden tuzlu yara bantları
kırılan kanada iyileştirmek için dokunsan bile
sadece acırdı.

acıklı bir mecburiyetten fazlası olmalıydı unutmak
bir kahvenin hatrının kırk yıl sürdüğü yerlerde
asırlar sürmeliydi aşkların hatrı
kişisel aşkları kamuya açık şekillerde yaşamak
serbest bırakılmalı.

kristalize ve ıslak tanelerden fazlası olmalıydı gözyaşları
hiç olmazsa işe yaramalı
hüznün gövde gösterisiyse ağlamak
gövdesini gizleyen aşıkların
hallerinden anlamak zor olmalı.

kırılmayan bir daldan fazlası olmalıydı umut
elini her uzattığında tutmalı,
fakirin ekmeği olduğu kadar gözbebeği aşıkların
gel gör ki teselli hiç işe yaramaz bazen
gerekirse sarılıp uyumalı.

baharda yokluğun

yokluğun ve bahar
aynı mevsime geldi,
ne yazık ki.

bahar mutluluk,
yokluğun hüzün getirdi
daha da yazık ki canım benim
kalbim baharın getirdiğine
hiç itibar etmedi.

yağmur.

uykusuzluğumda boğuldu gözlerin
gözlerinde boğuldu ümitlerim,
seni tanımadan önce
hayallerimi kimseye esir vermedim
peşine ömrümü yığmadan önce
uykusuzluk, ümitsizlik bilmedim.

yağmurlara özendi yokluğun
önce birkaç cılız damla
sonra sağanağında boğuldum
koşan yürüyenden çok ıslanır ya
bir kere koşmuş bulundum.

Kaçmak..

kaçmak bir göz açma anında
kaçmak yalnızlıktan
kollarına, varlığına..

oyalayadursun hayat
kim varsa gözü açılmamış
bulmak tüm meşguliyetleri
teninin saflığında
duymamak, hiçbir sesi duymamak
bağıradursun insanlar birbirine
aksın zaman hızlı alabildiğine
kaçmak özlediğimdir kaçmak
gözlerine
en çok gözlerine.

bir başka güzel uyumak
nefesin örterken üzerimi
kaçmak; üşümekten kaçmak
ne mümkün hesabını yapmak
unuttum saatlerimi günlerimi
varlığın değil mi katlanılır kılan
bütün sıkıcı mecburiyetleri
o halde kaçmak sana; gerçekliğine
ve tercih etmek seni zamandan bağımsız
düşünmeden ne kalıyor diye geriye
bulmak seni her uykusuz gecede bulmak
kaçmak kucağına, avuçlarına..

kaybolmak gözlerinin içinde
uzak olsun varlığın niyetine
boşluklara sarıldığım zamanların intizarı
kaçmak, yalnızlıktan kaçmak
en özlem dolu geceden
en sen dolu yarına uyanmak
kaçmak bütün geçiciliklerden
kaçmak ebediyetine
geçmek bütün bildiklerimden
tek bildiğim sen ol diye.

Kaçmak..

Vicdan

Hallerin en kötüsü vicdan azabı duymak
vicdansızlar en kötü insanlar
en güzel uyku vicdanının izin verdiği,
vicdanının sesi en duymak istemediğin
"vicdansız" bir küfür,
oysa kimse kimseye "vicdanlı" demez.
yoksa olmayışı mı makbul meretin
vicdan bulmayagör kaç bucak dünya
vicdanlı olmak bütün vicdansızların yerine,
inadına.

yazının ilmi

sorsalardı şayet bir gün,
ilmini yazmanın
çokça düşünenler
heves demek gerekirdi her şeyden önce.
her yeni defterin
bembeyaz sayfalarını karıştırınca
içine dolan hevesin
ta kendisidir
yazının ilmi.
ve ilim sahibidir haliyle
bu hevesi duyup da
kaleme sarılan kişi.
26.03.09

.....

zaman geçmiştir ve bir yerlerde unutulan kalplerin yeniden toplanması söz konusudur. yazmak gerekir o zaman, anlatmak gerekir.