Salı, Şubat 19, 2008

Yazılmak istemiyor öyküler.. Yazarlar isyanda!

Her zaman olmasını istediğin gibi olmuyor herşey. Bu ömrün en alışılmayan rutini belki de. Belki de insanın acizliğini görüp direttiği inadı kendine. Biz adını koyuvereduralım değişmeyen tek şey: Her zaman olmasını istediğin gibi olmuyor herşey.

Yazılmak istemiyor öykü-ler arzulamıyor işte. Özlemsiz nedense yeni kelimelere; cümlelere. Kapıları kapatıp duruyor, saklambaçta ebe olmuyor, saklanınca da çıkmak bilmiyor. 
Varolan cümlelerini de mümkün mertebe kısa tutuyor.

Oynamak istemiyor kalem yerinden ama sürekli bitiyor mürekkep. Söylenmek istemiyor şarkılar bazen. Yollar yürünmek istemiyor lakin yol çizgileri bir yıldan fazla dayanmıyor; siliniyor. Gitmeler istenmiyor ağlanıyor gidenlerin ardından ama bitmiyor işte olmuyor; gitmeden yaşanmıyor.

Doğmak istemiyor çocuklar ki zaten istemiyor da doğurmayı doğurgan olanlar. Ama yeni sayısız ağlama sesi karışıyor her yeni ölçülebilir zaman biriminde susmayan seslerimize. O doğmak istemeyenler bir süre sonra yaşamak istemiyorlar. En acısı da budur ki nihayetinde ölmek istemiyor doğmaktan korkanlar.

Geçmek istemiyor zaman; süreler dolmak istemiyor lakin henüz görülmedi donduğu bu akışın. Yıllar asır, asırlar tarih olmak istemiyor. Dönmek istemiyor belki de Dünya, Güneşin etrafında. Ama aksamıyor düzeni mevsimlerin, günler hiç yirmibeş saat olmuyor mesela.

Bir garip düzen, bir ilginç dünya..İstemiyorum anlamak ama mecburum; sorular yakamı bırakmıyor zira.

Pazartesi, Şubat 11, 2008

Aşk bazen..




ellerimi yüzüme tutuyor da göremiyorsam,
yolu yoksa bir cismi tanımanın
yani o kadar karanlıksa;
duygular yaratırım kendime ışık diye,
belki korkarım.

duymuyorsam kendi sesimden başka ses,
ve çok uzağımdaysa en yakınımdaki nefes,
yani o kadar yalnızsam;
şarkılar söylerim kendime yoldaş diye,
belki ağlarım.

bir tarafa koyup da karanlık ve yalnızlığı
durup bir bakınca kendime
yine yarımsam, sensizsem işte..
yapacak hiçbir şey yok demektir.

giderek öğretiyorsun bana;
aşk bazen
sadece özlemektir.

Şubat 08

Cumartesi, Şubat 02, 2008

Günaydın..

Gemini sıkı tutmam gerektiği yazsa da kitaplarda buna pek uyamadığım ömrümün bir sabahı daha selamlıyor beni bin bir umutla. Sabah başlangıç demek bildik ömürlerde, çalışmak demek sabah. Oysa bizde öyle mi ya!

Bir bilsen ne kadar uzağındayım çizginin, şöyle dursun üzerinde yürümek.

Günaydın olsun, günü güneş doğarken kararmayanlara..

Merhaba sabah..

şafağına teslim ettiğim bir gecenin sonu daha,
merhaba güneş,
merhaba sabah.
nöbetim biter, gidiyorum ben şimdilik
gelirim yine çok sürmez
uzayacağa benziyor bu masal
daha nice şafaklara.

Gözyaşımdan akar dünyam..

gözyaşımdan akar dünyam
sığar ne varsa gözyaşıma
adın, adım, yüzün, yüzüm
öyle birkaç tane de hatıram.
gözyaşımdan akar dünyam
sığarsın gözümün bebeğine,
depremimin merkez üssü, sen!
her boşaldığında katreler
oluk oluk akarsın gözlerimden
yanaklarımda ismin belirir,
ellerimle silerim gülüşünü.

sen,
dünyam.
sığarsın gözümün bebeğine,
her boşaldığında katreler
okunursun gözyaşımdan.