bekleyen en çok ne kadar sabredebilir?
saatlerce uyusa, nöbeti rüyalarına tuttursa
seyrek uyanık saatlerinde de türlü meşgale ile uğraşıp
binbir ihtimalden ihtimam ile kaçınsa
e hiç gelmeyecek değil ya aklına
terk eden en çok ne kadar gelmeyebilir?
müptezelden nöbetçi yapan hayat suçludur
acıları bile çekmesini bilene vermeli
bir insan en çok ne kadar şey bilmeyebilir?
öyle zehir ki bazı şeyler boğazından geçmiyor
yudum yudum içsen olmuyor,
kafama dikeyim desen illet
bu nöbetlerde vakit hiç geçmiyor
sahi vakit en çok ne kadar geçmeyebilir?
nefesler gitmiş, gülüşler gitmiş
umutlar gitmiş ömürden
tek giden onlar olmayacaktı tabi
aynı anda ne kadar çok şeyden olunabilir?
onlara eşlik ediyor olman hep nezaketten
takdir etmiyor değilim fakat nöbetler geçmiyor
bazen saniyeler, bazen saatler, bazen geceler
bir yol en çok ne kadar karanlık olabilir?
Salı, Mayıs 07, 2013
..
Bütün güzel şarkılar, defalarca izlesem sıkılmayacağın filmler, okudukça uykuyu unutturan kitaplar, karşılaştığımda keyfimin yerine gelmesi gereken veya yaşamaktan mutlu olacağım her şey, ama herşey
bir yönüyle o kadar da keyifli değil.
Seninle paylaşılmadıkları sürece ne kadar güzel oldukları önemli değil.
Sana anlatamadığım güzel şeyleri güzel olmaktan ilelebet men edecek kadar güzelsin.
Sen önemlisin ama işin kötüsü sen de belirsizliğin tam ortasında, görünmez ve bilinmezsin.
Keyiflerime ambargo koymakla kalmadın, tarih de vermemiştin giderken ama; çok geç kaldın.
bir yönüyle o kadar da keyifli değil.
Seninle paylaşılmadıkları sürece ne kadar güzel oldukları önemli değil.
Sana anlatamadığım güzel şeyleri güzel olmaktan ilelebet men edecek kadar güzelsin.
Sen önemlisin ama işin kötüsü sen de belirsizliğin tam ortasında, görünmez ve bilinmezsin.
Keyiflerime ambargo koymakla kalmadın, tarih de vermemiştin giderken ama; çok geç kaldın.
Pazartesi, Şubat 01, 2010
kırka uzak köprü
Özler miyim kırkımda yirminin deli cesaretini,
öğrenmiş olur muyum o zaman
aslında hiçbir şey bilmediğimi
bildiğimi de unutmak ister miydim sahi,
ve bilmekten bahsetmemeyi..
kırkımda bir an dönsem geriye, ta yirmiye
hiç de ders almış olmazdım bence
geldi mi yirminin o kanı kaynar deli cesareti
yürürdüm yine burnumun tam dikine
bütün yollar benimmiş gibi..
kırkımda gelsen daha mı çok severdim seni?
nefesim kesilmiş, sesim tok
büyür müydü kalbim?
ele alır mıydı sazı aklı selim?
bir düşün kapılardan kırk yaşında geçiyormuşum,
kırk yaşımın kışlarında üşüyormuşum,
ben seni yirmi yaşımda henüz
kırk yıl için seviyormuşum..
öğrenmiş olur muyum o zaman
aslında hiçbir şey bilmediğimi
bildiğimi de unutmak ister miydim sahi,
ve bilmekten bahsetmemeyi..
kırkımda bir an dönsem geriye, ta yirmiye
hiç de ders almış olmazdım bence
geldi mi yirminin o kanı kaynar deli cesareti
yürürdüm yine burnumun tam dikine
bütün yollar benimmiş gibi..
kırkımda gelsen daha mı çok severdim seni?
nefesim kesilmiş, sesim tok
büyür müydü kalbim?
ele alır mıydı sazı aklı selim?
bir düşün kapılardan kırk yaşında geçiyormuşum,
kırk yaşımın kışlarında üşüyormuşum,
ben seni yirmi yaşımda henüz
kırk yıl için seviyormuşum..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)